Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı

Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı

Standart bir pazar sabahı dinleme fırsatı bulduğum, dinledikçe daha çok dinleme isteği uyandıran Turgut Uyar'ın eşsiz şiirini paylaşmak istiyorum sizlerle. İnsanı eşsiz duygularla dolduran, ulan birisi olsa da okusak şu şiiri ne güzel olurdu be ! diye içten içe sitem ettiğim ilk şiir budur sanırım. Göğe Bakalım ! İlk olarak Osman Sonant'tan dinledim bu şiiri. Hani şu Leyla ile Mecnunda ki Hırsız Yavuz var ya heh işte o adam. Zaten L&M dizisinin bir bölümünde seslendiriyordu kendisi de. Arkadan gelen L&M fon müziği ile beraber insanın içi ancak bu kadar duyguyla dolup...

Varoluşun özüne denk kadın !

Kainata eşdeğer bir aşkla doluyum bu gece. Ve sen; varoluşun özüne denk kadın! Yıldız olup kayıyorsun derinlerime. Sen; nefes alışımın ebedi sebebi kadın! Kollarını sıyırıyor, tüm düğmelerini çözüyorsun Sonsuz tatminin kapılarını aralıyor, beni içeri alıyorsun. İçine giriyorum kadın! varoluşunun içine giriyorum. Yaşıyorum seni, Varoluşu keşfediyorum. Keşfe çıkıyorum kadın! Derinliklerinde arıyorum benliğimi. Özüme iniyorum. Özümsün, görüyorum. Patlamaya hazır bir volkan var...

Hiçliğin ortasında bir ben !

Aydınlığa hasret bir karanlıktan yazıyorum bu gece, merhaba ! Nefes almak bu kadar kutsalken hiç görmemiş olsaydın yaprakların rengini ne olurdu sahi? Ya hiç tatmamış olsaydın çileğin tadını ? Hiç vurmamış olsaydı yüzüne ansızın esen tan yeli ? Sahi ne değişirdi hiç sevmemiş olsaydın birini deliler gibi ? Sence de bunun adı eksik yaşamak değil mi ? İşte böylesi bir eksiklikle yazıyorum bu kelimeleri. Hiçliğin ortasında dolaşan bir hiçim ben. Kalbim oldu piç, kalbim sahipsiz bir piç...

Yaşam ile ölüm arasında ki ince çizgi..

Biraz ölüyüm bu gece. Önce okşayamadığım saç telleriyle astım kendimi.  Ölmedim de; tutamadığım elleri kesti bileklerimi. Oysa hepimiz biraz ölüyüz bu gece. kimimiz damla damla gözyaşlarıyla boğdu kendini kimimizse, susuzluktan söndüremedi içinde ki ateşi. sonra her kelimesi mezarlık olan bir şiir okuduk bu gece ve gömdük kendimizi o kelimelerin içine. Nitekim yaşamak nefes almak meselesi iken; Ölmüş sayılmadık...