One more cup of coffee

Merhaba. Bugün biraz tek başınalığımdan bahsedeceğim. Bu yaşıma kadar hiç bir anımı yanımda birisinin olduğu güvencesiyle geçirememiş olmanın eksikliği var yüreğimde. Biraz buruk, biraz kırık az çok da eksiğim. Belkide bu sebeptendir nerede birisiyle konuşma fırsatı bulduysam; Dostoyevski'nin beyaz gecelerindeki hayalperest gibi döküverirdim içimi. Sel olur taşardım. Lakin akıp giden onca su, geçip giden zamanın içinde döner dolaşır yine bende birikirdi. Suyu boşaltmak da o ağırlığı taşımak da yine bana kalırdı.  Hayata başlangıç şeklim ve yaptığım işler gereği hep tek başına...

Yetmiyor Bildiklerim

Yormak istemiyorum artık kimseyi, yorgunum zira!Kelimeleri yan yana getiresim yok kendimi anlatmak içinYeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek içinHiç söylenmemiş sözler duymaya ve yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım varYetmiyor...
Modern insanın içler acısı hali

Modern insanın içler acısı hali

Evren bir gizem, yaşam ise bu gizeme "ne ve nasıl" tepki vereceğimizi ölçmektedir. Peki kaç insan bunun farkında?Saatler sonra sabah olacak, insanlar var güçleriyle işlerine koşacaklar. Simitçiler, öğrenciler, esnaflar zaruri uyanışlarından sonra yaptıkları işin ölçmedikleri gerekliliğini yerine getirecek. Gündelik olaylara tepkiler verip yeme içme işlemlerinden sonra tekrar eve dönme telaşına düşecekler. Bu durum yılın büyük çoğunluğunda değişmeden tekrar eder. Kısa tatillerde ise çalıştıkları gerçeğini unutmaya çalışırlar. Uzun tatiller ise unutmayı başardıklarına...
Süregelen kadın erkek sorunsalı

Süregelen kadın erkek sorunsalı

Sanki kadınlar binlerce yıl evvel işgal etmiş Dünya gezegenini. Uçan dairelerle gelip erkekleri sömürge etmiş. Kah Antik Mısır'da Kleopatra olup piramitler inşa ettirmiş, Kah Nebukadnezar'a Babil'in Asma bahçelerini yaptırmış. Babür Şah'ına aşkı bulaştırıp Taç Mahal'i ortaya çıkartmış. Sonra bir benzeri olmasın diye çalışan bütün işçilerin ellerini kestirmiş.Kadın ve erkek arasında iki cinsiyet farkından öte iki tür farkı var gibi geliyor. Erkekler nesiller boyu ezilmiş, sömürülmüş de kadını köle yerine koymuş. Hep ezmeye kalkmış ama hayatını da kadının dizinin dibine kurmaktan...
Erkek olmakta zor vesselam

Erkek olmakta zor vesselam

Biliyorum, şu hayatta ne olursan ol! Mutlak suretle zordur. Kelebek olmadan evvel tırtıl olup sürünmek gerekiyor. Kelebek deyince klişe olarak herkesin aklına ''Bir hafta yaşarlar'' düşüncesi gelir. Kelebeklerin bazı türler mevsimleri değiştirecek kadar uzun süren göçler boyunca hayatta kalır. Bazen bu yolculuk Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya kadar uzanabilir. Kelebekler sürü halinde bu uzun yolu kateder. Verdikleri molaları var mı ?yok mu? hatırlamıyorum. Zaten bu bilgiyi de ortasına denk geldiğim güzel bir belgeselden edinmiştim. Konu kelebekler değil zaten neden kelebeklerden...
Çölde bir özgür Mecnun

Çölde bir özgür Mecnun

Bir süre sonra ne oluyor biliyor musun? Her sabah uyandığında adını andığın kişi, hiç tanımadığın, hiç sevişmediğin, hiç görmediğin biri edasına bürünüyor. Adını duyduğunda titreyen benliğin artık dimdik ayakta durabiliyor ve belki küçük bir tebessüm bırakıyor dudağında. Yaşanan onca şeyin ardından kendi kendine sorular sormaya başladığın bir noktaya geliyorsun. Neden bunca zamandır onu düşündüğünü, değip değmediğini, nasıl oldu da dimdik ayakta durabildiğini soruyorsun mesela. Sonrasında her şeye rağmen gülümseyebilmenin ve 'buradayım ulan, dimdik ayaktayım! ' diyebilmenin gururuyla...