Başarılı olma telaşıyla tükenen hayatlar üzerine

Uzun süre sonra keyifle yazıyorum bu kelimeleri. Her şeyin seyrinde ilerlediği, derdin ve kederin olmadığı bir zamandan yazıyorum. Bugünkü konumuz başarı. Sahi nedir bu başarı dedikleri şey? Çok para kazanmak mıdır? Yoksa gönlünün zengin olması mı? Yüksek pozisyonlarda mevki sahibi olmak başarı mıdır? Ya da şöyle soralım. Başarının kaynağı ille de her konuda zengin olabilmekte mi yatar?

Bu soruların cevabı herkes için farklıdır elbette. Bana göre başarı; kişinin kendince koyduğu bir hedefi yerine getirebilmesiyle ölçülür. Stajyer olarak başvurup reddedildiğin yazılım firmasına 2 sene sonra yazılım uzmanı olarak girebilmek bir başarıdır mesela. 3 sene sonra yapacağım diyerek belirlediğin herhangi bir hedefi 2 senede yapabilmek de bir başarıdır. Küçük bir çocuğu sevindirmek, değer verdiğin insanları mutlu etmek için çabalayıp mutlu olduklarını görmek de bir başarıdır. Fakat bu başarı dediğimiz şey toplumda öyle bir kalıba girmiştir ki genellikle para ile ölçülür olmuştur. Topluma göre bir insan zengin ise başarılıdır. Yüksek bir pozisyonda koltuk sahibiyse başarılıdır. Yıllar boyunca başarı hep bu şekilde ölçülmüştür. Bunun sonucu olarak gözünü sadece ve sadece para kazanma hırsı bürüyen mutsuz ve huzursuz bireyler türemiştir. Bu sözde başarılı bireyler aynı algıyı sonraki nesillere de aktararak farkında olmadan en büyük başarısızlıkların devam etmesine sebep olmuştur.

Elbette para kazanmak da bir ihtiyaçtır. İyi pozisyonlarda toplum normları dışında gerçekten başarılı insanlar da mevcut, kötü pozisyonlarda sevdiklerinin ihtiyaçlarına yetişebilen insanlar da. Bu insanlar kendilerini toplumun kurallarına göre şekillendirmeden yaptıkları işi layıkıyla yapmaya, koydukları hedefleri yerine getirmek için çabalamaya, mutlu olmak için ne gerekiyorsa onu yapmaya özen göstermişlerdir.

Kısaca başarı; insanın koyduğu hedefleri yerine getirebilmesiyle ve bunun yanında kendini mutlu edecek şeylerin peşinden koşmasıyla mümkündür.

Aksi takdirde topluma ayak uyduran, kendini kandıran insan olmaktan öteye geçilmez.

ÖNCEKİ

Kurumsal Web Tasarım

SONRAKİ

Dostoyevski: Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek

İlginizi Çekebilir