15.02.2019 Günce

Zaman su gibi akıp gidiyor. Yaşadığımız anın farkında olmak ve geçmişle kıyaslayabilmek, akıp giden zamanın getirdiği iyi ve kötü her durumun farkında olabilmek gerçekten hayran kalınası bir olay. Geçen ay tam da bu tarihlerde bir günce hazırlayıp bloğumda paylaşmıştım. Yazdığım yazıda son aylarda geçirdiğim yoğun stresli, keyifsiz ve depresyonlu ruh halimden bahsetmiştim. Tüm bu duygu durumlarının ana sebebini bulup, kendimi tahlil etmiş ve kendime bir nevi reçete yazmıştım. Velhasıl kendim için oluşturduğum reçetedeki yapılması gerekenler listesini harfiyen uyguladım. Sadece bir aylık...

14.01.2019 Günce

Aklımızı başımıza toplamak için güzel bir gün, pazartesi. Son zamanlarda yaşadığım şeyler ve kontrol etmekte zorlandığım yoğunluk, istemediğim bir strese dönüştü. Bu stres yaklaşık 2 aydır, belki de daha uzun süredir hem fiziksel hem de ruhsal anlamda olumsuz durumlara gebe oldu. Önümü göremediğim, aynı şeyleri düşünüp durduğum sıkıcı bir döneme sürükledi beni. Geceleri uyumak istemediğimi, sabahları yataktan kalkmak istemediğimi fark ettim. Gündelik aktivitelerimi erteliyor, okuduğum ve dinlediğim şeyleri anlamıyordum. Eskiden yaparken keyif aldığım şeylerden son dönemde...

Bir garip intihar meselesi

Hayatta gerçekten önemli olan tek bir felsefi sorun vardır; intihar. Yaşamın anlamsız olduğuna karar vermek ile yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. Yaşam anlamsızdır, ancak yaşamaya değerdir.  Ölmek mi istiyorsun; o zaman bir kız çocuğu olarak doğ, 12 yaşında tecavüzcünle evlendirsinler seni. 13ünde anne ol ve 14ünde namusunun temizlenmesi için ailen tarafından vurul. Ölmek mi istiyorsun; bir baba ol, oğlun karda hastahaneye yetiştirilemediği için ölsün ve cenazesini çuvalla sırtında taşımak zorunda kal. Ölmek mi istiyorsun;...

Bu memlekette 'Umut' sadece bir erkek ismi

Merhabalar, bir süredir yoktum umarım keyifler yerindedir. Toparlanması gereken birkaç şey vardı haliyle buraları iyice unuttum. Son zamanlarda düşünecek o kadar çok şey var ki artık bu düşüncelerin içinden çıkmakta çok zorlanıyorum.  Şu sıralar gündemi takip etmek gerçekten çok zor. Memlekette bir kriz havasıdır gidiyor. Bahsettiğim kriz ne yazık ki sadece ekonomi ile ilgili değil. Biraz düşününce ekonomik kriz devede kulak kalıyor. Hani bir süredir kayıp olan 9 yaşında küçük bir kız çocuğu vardı, Sedanur. Bugün, yani 22 Eylül 2018 tarihinde...

Hüsnü Arkan sesinde bir akşam

Hüsnü Arkan dinlerken ortamda oluşan nostaljik havanın farklı bir tadı var. Acısı olana bir kat daha acı ekliyor, hüznü olmayanı hafif düşünceli tavra sokuyor. En umursamaz insanı bile uzaklara baktıracak kıvama getiriyor. Hani böyle bir kadeh şarap içmişsin de içtiğinden bir şey anlamamışsın ardından ikinci kadehi hızla içivermişsin. Sonrasında hafiften kızaran elmacık kemikleri, hüzünle karışık dışa vuran küçük tebessümler, göz önüne getirilen iyi veya kötü anılar ve daha nicesi… Bir şarkısında yağmurlardan bahsediyor mesela. İnsanın içini delik deşik edişini, yeri...

Bir takım seksist şeyler

Duvarların ardında gizlenmiş koskoca anılar için iyi bir an. Karşında bir kadın veya bir erkek, hangisi ilgini çekerse artık. Gözlerinden belli ne kadar arzulu olduğu. Ürkek yaklaşımlar olayı daha heyecanlı kılıyor. Dudakların teması ve burundan alınan nefeslerin birbirine çarpması. Yumuşak vücudu kavrayan erkek veya sert kolların arasında kendini güvende hisseden kadın. Tamamen okuyana bağlı bir durum aslında. Sadece hisset. Birazdan olacakları düşün. Gözlerini kapat. Dudaklar sertçe davranmaya başlıyor. Vahşi yanı dizginlemeye çalışan duygular. Gözünü açarsan sana dolu dolu bakan gözlere...