Değişim sadece dış görünüş değil..

Değişim sadece dış görünüş değil..

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi ? Geçmekle kalmıyor, geçiriyorda birşeyleri. İnsan bu sürecin farkına bile varamıyor çoğunlukla. Her şeyin ilacı zaman diyen adamla sohbet etmeyi ne çok isterdim şuan, şu vakit.

Şöyle bir düşündümde unutmam dediğimiz insanları unutuyor, o olmadan yapamam dediğimiz şeyleri en layıkıyla yapıyoruz ve yapmaya devam ediyoruz. Sonsuza denk sürecekmişcesine üzüldüğümüz şeyleri zaman içinde unutuyoruz. Hatta üstüne birde tebessüm ederek "Vay be buna mı üzülmüşüm! " diye yapıştırıyoruz ortaya şöyle en sağlamından. 

Acı dolu yaşadığımızı...

Orhan Hançerlioğlu - Düşünce Tarihi

Orhan Hançerlioğlu - Düşünce Tarihi

Yeni insan , her türlü iç ve dış etkiden kurtulmuş; kişiliğini bulan ve insanlığa güvenen yepyeni bir varlıktır. Irk, kavim, parti, lonca ve aile bağlarından kopmuştur. Olabildiğince özgürdür. Artık o, İtalya'da doğduğu halde İtalyan değildir. Dante'nin dediği gibi, " onun vatanı bütün dünyadır.". Artık o, bağlı olmak zorunluluğu duymamaktadır. Başkalarına benzemeye değil, benzememeye çalışmaktadır. Bu durum, duygu ve düşünce alanlarında böyle olduğu gibi, dış görünüşlerde de böyledir. 1390 yılında, Floransa'da genel bir erkek kılığı kalmamıştır. Herkes, kendine göre, özel bir biçimde...

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk...

Yeni Başlangıçlar

Yeni Başlangıçlar

Bazen yeni başlangıçlar yapabilmek için bazı şeylerin üstünü çizmek gerekir. Bunu fark ettiğimde önümde ki kağıda bir şeyler yazmaya çalışıyordum. Yanlış giden bir cümleyi hiç düşünmeden karalıyor ve yeniden yazmaya başlıyordum. Sonra fark ettim ki üstünü çizdiğim her kelimenin ardından daha iyi cümleler çıkartıyordum . İşte hayatlarımızda tıpkı bu şekilde ilerliyor. Bazen birşeyler yolunda gitmiyor ve eksiklik hissediyoruz. Bazense çok fazla oluyoruz. Fakat hiç bir şekilde bu anların üstünü çizmek girişiminde bulunmuyoruz. Gerçi hangi yazar tereddüt etmemiştir ki cümlesini karalamadan...